Bor Belediyesi Resmi Web Sitesi
bor belediyesi
Şahsiyetler


 

KAHRAMAN ŞEHİT ASTSUBAY KIDEMLİ BAŞÇAVUŞ ÖMER HALİSDEMİR
 
1974 yılında Niğde’nin Bor ilçesine bağlı Çukurkuyu Kasabasında yedi çocuklu bir aileden gelen Ömer HALİSDEMİR, çocukluğunu Niğde'nin Çukurkuyu Kasabasında geçirmiştir. Okul sonralarında Çukurkuyu'da çobanlık yapan Kahraman Şehit Ömer HALİSDEMİR’in Hatice HALİSDEMİR ile olan evliliğinden Elifnur ve Doğan Ertuğrul adlarında iki çocuğu vardır.
 
15 Temmuz darbe kalkışmasının önlenmesindeki önemli isimlerden biri olan Kahraman Şehitimiz Ömer HALİSDEMİR, 1999 yılında Piyade Astsubay olarak Türk Silahı Kuvvetlerine katılmış ve Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde yurt içinde ve yurt dışında görev yapmıştır.
 
15 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve Türk Milletinin bekasına yönelik yapılan hain kalkışmayı önlemek için canını çekinmeden feda eden Şehit Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer HALİSDEMİR, Özel Kuvvetler Komutanlığı'na girmeye çalışan darbeci general Semih Terzi'yi, Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Zekai AKSAKALLI' dan aldığı "Vur" emri üzerine alnından vurarak öldürmüştür.
 
Darbeci general Semih Terzi’nin yanında bulunan cuntacı askerler tarafından şehit edilen Ömer HALİSDEMİR, büyük bir kahramanlık örneği göstererek 15 Temmuz darbe kalkışmasının seyrini değiştirmiş ve demokrasinin temsili haline gelmiştir.

 

AHMED KUDDÛSİ H.Z (1760-1848)

 

Çevremizde Şeyh Kuddûsî adıyla tanınan şair (11Rebiulevvel) 1183 gecesinde Bor’da doğmuştur (1760). Doğum gününün pazartesi olduğu kaydedilen şairimizin babası Mer’aşi zade İbrahim Efendi’dir. Maraş’tan geldikleri anlaşılmaktadır. Öz annesinden 18 kardeş oldukları halde bunlardan Ahmet ve Mahmut’tan gayrısı vefat etmiştir. Ahmet Kuddûsi Nakşî usulünde babasından ders ve feyz alarak tasavvuf âlemine dalmıştır. Fehmi Kuyumcu’nun "Kuddûsi Divanı" önsözüne göre çeşitli konularda eğitim görmüş “medrese tahsili görmüştür”. Babası 1785 yılında vefat edince büyük bir sarsıntı geçiren şair merhale merhale ilmi ve irfanı kavileştikçe şiirde ve ifade de gelişmiş ve bugün elimizde bulunan divan meydana gelmiştir. Zamanın dil ve kültür gerçekleri de nazarı itibara alındığında günümüzün okuyucusuna sunulması için açıklamalı ve karşılaştırılmalı bir divan yayınına ihtiyaç olduğu söylenebilir. Onu edebiyat tarihimizin, yaşadığı dönem temsilcilerine dâhil etmek, yeni nesillerin de zevkle okuyup anlayacakları bir kıvama getirmek gerekiyor. Her ne kadar yayınlanan divanda sözlük bölümü ilave edilmişse de, şiirin mahiyeti ve özel deyimleri sebebiyle, açıklamalara ve yorumlara ihtiyaç olduğu söylenebilir. Şairin okuyucuları ve takdirkârları Bor’da “Ahmed Kuddûsi”yi anma günleri tertip etmişlerdir. İlk toplantı 1985 yılında yapılmış, ikinci toplantı 25 Ekim 1986 Cumartesi günü Niğde Valisi Ünal Özgödek’in konuşması ile başlamış, M. Asım Köksal “Bütün Yönleriyle Ahmed Kuddûsi’de Ahlak Anlayışı”, Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. A. Vehbi Ecer “A. Kuddûsi Hz’nin Allah Aşkı", Fehmi Kuyumcu “İlmi ve İrfanı”, Avukat İsmail Özmel “Yunus’tan Kuddûsi’ye” konularında konuşmuşlardır. Bu ilmi çalışmalar zaman içinde Kuddûsi gerçeğini daha da tanıtacak ve sevdirecektir.

Şiirlerinde bazen dil çok ağırdır. Çoğu zaman da sade ve akıcıdır. Mısralarında aruzun havası hemen hissedilir. Çok çeşitli konular şiirinin malzemesi olmuştur. İlim, irfan, çalışma, doğruluk, kanunlara saygı, sevgi, Allah sevgisi, Peygamber sevgisi, Mevlânâ sevgisi, taassup yergisi gibi birçok konuda yazmıştır. Divanında 942 şiir vardır. Pendnamesi, Vasiyetnamesi, İcazetnamesi ve dört mektubu bu divana ek olarak yayınlanmıştır.

Çileli ve feyizli bir hayat yaşamış, 1848 yılında Bor’da vefat etmiştir. Mezarı Bor kabristanındadır. Şehir içinde bir de makamı vardır.

Bor’da girişte, dört yol ayrımında yaptırılan "Ahmed Kuddûsi Makamı" iki kattan meydana gelmektedir.

Ahmet Kuddûsi, şiirleri kitap halinde yayınlanan şanslı şairlerimizden birisidir. Yalnız, tarihi hayatından çok, menkıbevi hayatı derlenmiş ve anlatılmıştır. Fehmi Kuyumcu tarafından 1.6.1982 tarihinde Ankara’da yayınlanan “Kuddûsi Divanı” adlı eserde önsöz olarak menkıbevi hayatından birçok örnek vardır.

HALİL NURİ YURDAKUL(1898-1970)

1898 yılında Niğde ili Bor İlçesinde doğ­du. İlköğrenimini burada tamamladı. Daha sonraki mesleki eğitimini Bursa Askeri Orta Okulu, Kuleli Askeri Lisesi ve Pendik İhtiyat Zabit Namzetleri okulunda tamamladı. Pendik İhtiyat Namzetleri Okulunu bitirdikten sonra burada öğretmen olarak kalmıştır. Mondros Mütarekesi ilan edildiği sırada Erenköy İhti­yat Zabit Namzetleri talimgâhında öğretmen olarak görev yapıyordu. Kurtuluş Savaşında büyük kahramanlıklara imza atan Yurdakul; Pazarcık, Bozüyük ve İnegöl’de bölgeden oluşturduğu gönüllü askerlerle emperyalist güçlere karşı koymuştur. Bursa cephesinin kurulmasında da büyük yararlar sağlamıştır. Atatürk ve Ali Fuat Cebesoy’dan emir ala­rak topladığı milli kuvvetlerle düşman seli karşısına çıkmıştır. Kurtuluş Savaşı’nda üç kez yaralanan Yurdakul, 1., 2. İnönü, Sakarya ve Büyük Taarruz Savaşlarına da katılmıştır. 2. İnönü Savaşı sırasında onun yine harp tari­himize mâl olan önemli başarısını Garp Cep­hesi Harekât Şubesi Müdürü Tevfik Bıyıkoğ­lu aşağıdaki şekilde açıklar: “24. tümenimiz aldığı tertiple Yunanlılara, Isırganlı-Hamidiye ileri mevzilerinin esas mevzi olduğu hissini vermeğe muvaffak olmuştur. Burada bütün tümenin bilhassa 143. alayın dış kanadındaki bölüğü faal hareketi ve kendi teşebbüsleriyle Yunan tümeninin saldırış kanadına taarruz et­mesinin büyük hissesi vardır. Bu bölük evvel­ce 1. İnönü’ de temayüz etmiş olan Halil Nuri Yurdakul’un bölüğüdür. Teğmen Halil Nuri cephelerde gösterdiği başarı yanında, Cevat Giritli ve Sadi Kadıköy ile birlikte haber alma hizmetlerinde de başarı göstermiştir. Yurda­kul, Yunan 1.ve 11. kolorduları bölgesinde çalışmış, yirmi günlük turları sonunda aldığı bilgileri Bolvadin’de yerleşen 2. orduya ulaş­tırmayı başarmıştır. Bu üç kahraman askerin köylü kıyafetli resimleri Atatürk’ün emri ile İstanbul Askeri Müzesi’nde sergilenmektedir.

Yurdakul 1927 yılından itibaren yedi yıl boyunca Muhafız Alayı’nda görev yapmıştır. 1933 yılında Halil Nuri Yurdakul, Niğde 41.Fırka 12. Alay 3. Bölük Komutanıdır. 1935 yılından itibaren üç yıl boyunca Van ili Erciş ilçesin­de Askerlik Şube Reisliği görevinde bulun­muş ve 24.10.1938 tarihinde Niğde Askerlik Dairesi Mülhaklığına atanmıştır. 1940 yılında Niğde Piyade Alayında 3. Tabur Komutanı olarak görev yapmıştır. Sonra Kayseri Zen­cidere Gedikli Erbaş Hazırlama Orta Oku­lu Dâhiye Müdürlüğü ve Gedikli Hazırlama Okul Komutanlığı görevlerinde bulunmuştur. Daha sonra, Pozantı, Dörtyol ve Maraş’ta gö­rev yaptı. Milletvekili olmadan önce Adana da Seferi Gereçler Depo Müdürlüğü görevinde bulunuyordu. Başarılı çalışmalarından dola­yı 14.5.1925 tarihinde Büyük Millet Meclisi, Onu Takdirname ve İstiklal Madalyası ile taltif etmiştir. 1940 yılında dönemin Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak tarafından para ödülü ile Maarif Vekili Hasan Ali Yücel tarafından Teşekkür Belgesi ile ödüllendiril­miştir.

Yurdakul’un askeri kimliği yanında, kültür adamı kimliği de çok önem arz etmektedir.

Halil Nuri Yurdakul 1950 seçimlerinde Niğde Milletvekili olarak meclise girer. Asker ve kültür adamı kimliği ile yürüttüğü başarılı çalışmalarını siyasî hayatında da devam ettirir. Niğde ili Bor ilçesinde adını taşıyan Halil Nuri Bey İlçe Halk Kütüphanesi mevcut olup, Niğde Üniversitesi’nde bir kampüse de onun adı verilmiştir.

Üç erkek ve iki kız olmak üzere beş çocuk babası olan Yurdakul, 28 Şubat 1970 tarihinde vefat etmiş ve doğum yeri olan Niğde’nin Bor ilçesindeki Acıgöl Mezarlığı’na defnedilmiştir.

HALİT MENGİ (1883-1958)
1883 yılında Bor’da doğmuştu. Bor belediyesinde katiplik ve tahrirat katipliği gibi hizmetlerde bu­lunmuş, muhtelif il ve ilçelerde maliye memurluğu yapmış, Karaman Mal müdürüyken 1914 yılında Bor Belediye Başkanlığı’na tayin olmuştur. 1915 yılında Aksaray Kaymakamlığı, daha sonra Karaman Be­lediye Başkanlığı’nda bulunmuş ve 1920 senesinde Bor Belediye Başkanlığı seçimlerini kazanarak baş­kan olmuştur. Bu vazifeye 1923 yılında milletvekili oluncaya kadar devam etmiştir.

Halit Mengi Bor’un Milli Mücadele’ye fiilen katıl­masında büyük rol oynamıştır. Mustafa Kemal’in Sivas’ta toplayacağı kongreye Bor’dan da temsilci iştiraki istenince, Niğde’den Muhittin Efendizade Mustafa Bey ile her türlü meşakkate göğüs gererek Sivas’a gitmiş ve kongreye iştirak etmiştir.

Halit Mengi kongreden sonra Pozantı’da Fransızlara karşı gönderilen kuvvetlerin organizasyonlarında yer almış, büyük faydalar sağlamıştır. Halit Mengi Belediye Başkanlığı sırasında şimdiki İş Bankası’nın bulunduğu yerdeki eski belediye bina­sını yaptırmış, pek çok dükkân, ev ve hanı istimlâk ederek Hükümet Meydanı’nı açmıştır.

Halit Mengi siyasi hayattan çekilince Bor’da mütevazı bir hayat sürmüş. Ekim 1958 tarihinde vefat etmiştir.

FERİT ÜNAL (1928-2004)

1928 yılında Niğde'nin Bor ilçesinde doğmuştur. Kurtuluş Savaşı mücahitlerinden Mustafa Kahraman Ünal'ın oğludur. Annesi Naime Hanım'dır. İlkokulu Ankara'da, ortaokulu Bor'da, liseyi de Adana'da bitirdi. Ankara Hukuk Fakültesi mezunudur.

1958 yılında Kıbrıs mitinglerini yürüten Üniversite Gençliği'nin temsilcisi olarak bir yıl süreyle T.M.T.F Kıbrıs Komisyonu Başkanlığı yaptı.

1960 yılında idareciliği kendisine meslek seçen Ferit Ünal, sırasıyla Ankara'da Maiyet Memurluğu, Güdül'de kaymakam refikliği yaptıktan sonra Delice, Avanos, Hacıbektaş, Derinkuyu, Yusufeli kaymakamlıkları ve belediye başkanlıkları ve Artvin Vali Vekilliği yaptı. İçişleri Bakanlığı'nda A.P.K. Daire Başkanlığı ve Genel Müdür Yardımcılığı yaptı. En son olarak da Aksaray Valiliği görevini yürütmüştür.

Hizmeti kırk yılı aşan Ferit Ünal 1985 yılından sonra Ankara Vali Yardımcılığı görevini de başarıyla yerine getirmiştir.

Emekli olduktan sonra rahatsızlanmış ve 22.04.2004'te hayatını kaybetmiştir.

YAVUZ DONAT (1942-)

1942'de Bor'da doğdu. Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'ni bitirdi. Gazeteciliğe 1963'te Ulus Gazetesi'nde başladı. Bir süre Akşam gazetesinde çalıştıktan sonra 1971'de Tercüman'a geçti. 1974'ten beri Tercüman'daki "Vitrin" sütununda yazılar yazan Yavuz Donat, aynı zamanda bu gazetenin Ankara sorumlusu olarak da görev yapmıştır. Yavuz Donat'ın Ankara ve İstanbul Gazeteciler Cemiyetleri ve bazı basın kuruluşlarınca verilmiş pek çok ödülü vardır. Halen "Sabah" gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır.

Yazarın Tercüman gazetesi Vitrin köşesinde yazdığı yazılardan derlenerek yayınlanmış üç kitabı vardır. Bunlar; "Sandıktan İhtilâle" (1977-1980), "Buyruklu Demokrasi" (1980-1983), "Özal'lı Yıllar" (1983-1987)'dır. Ayrıca, "Cumhuriyet’in Kara Kutusu Süleyman Demirel Anlatıyor", "Öncesi ve Sonrasıyla 28 Şubat", "Demirel’in Yokluk Yılları", "Para+Din+Silah:Politikanın Yeni Silahları", "Sürgünden Çankaya’ya" isimlerini taşıyan kitapları da bulunmaktadır.